Geldiğimiz nokta bu: Pek haşmetli
böyük ve öfkeli oyuncu milli maça saatler kala stadı terk edip gitmiş. Bütün
haşmetli ve racon sahibi böyükleri gibi yaparak tepkisini anında koymuş,
haddini bilmeyen Stattaki 40.000, ekrandaki milyonlarca taraftara.
Nasıl ki;
* Rakibinin boynunu sıkanlar gibi
* Önüne gelen küfür edeler gibi
* Hakem odasını basanlar gibi
* Federasyon başkanını
takmayanlar gibi
* Sokaklardan köpekleri
temizleyenler gibi
* Evlerinden adam aldıranlar gibi
Racon bu. Hesap anında kesilir,
gücün gereği yapılır. Kimse de gıkını çıkaramaz. Bunlar böyledir. Bu sektörün
önde gelenleridir. Başkanından oyuncusuna birdirler. Birbirlerini korurlar.
Başkan olmazsa hoca, hoca olmazsa Federasyon!
Futbol denilen medet, eğlence
için, keyif için yapılan bir şeydi. Şimdiki gibi hayat memat meselesi değildi.
Bir topu iki direk arasından geçmesi ile ne dünyalar kazanılıp ne dünyalar
yitiriliyordu. Ama şimdi iş paraya dönünce, güce dönünce , Futbolda en lanet
oyuna dönüştü. Keyiften başka her şey var içinde. Sigara gibi içinde binlerce
zehiri barındıran bir şeye dönüştü.
Bu işin temeli taraftar, son
damlasına kadar sömürülen bir metaya dönüşürken, burada oluşan nemadan beslenen
bir açgözlü/güç peşinde koşan bir kesim oluştu. Hiçbir kuralı, hiç bir insanı
değerı tanımayan bir kesim. Bunun içinde, bu işle ilgilenen ve işi olan her
kesimden önemli başlar var.




