Paylaşılan Haberler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Paylaşılan Haberler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Nisan 2016

İşte Kut'ül Amare Zaferi

Bugün tüm yurtta çeşitli etkinliklerle anılacak Kut'ül Amare zaferinin önemi neydi?
İngiliz kuvvetleri ve müttefikleri ile Osmanlı kuvvetleri arasında geçen I. Dünya Savaşı'nın temel muharebelerinden biri. 1. Kut Muharebesi olarak da bilinir.

Osmanlı İngilizlerin Tamamını Esir Aldı

Dicle Nehri kıyısında Kut'ül Ammare şehri yakınlarında konuşlanmış İngiliz ve müttefiklerinin kuşatılmasıyla başlayan muharebe, kasabanın Osmanlı Ordusu tarafından ele geçirilmesi ve İngiliz birliklerinin tamamının esir alınmasıyla bitti.

Kut'ül Ammare, Dicle Nehri kıyısında Şattülarap kanalı ile birleşen Basra Körfezi'nin 350 km kuzeyinde, Bağdat'ın 170 km güneyinde bulunan bir kasabadır. 1915 yılı nüfus sayımına göre 6500 kişi bulunmaktaydı.

Selman-Pak'tan Sonra Geri Çekildiler

Tümgeneral Charles Vere Ferrers Townshend komutasındaki İngiliz 6. Poona Tümeni (Hint Tümeni) Bağdat'a ilerlemeye çalışırken 22-23 Kasım 1915'te Selman-ı Pak Muharebesi'ni (Ctesiphon) kazanamayarak geri çekildi ve 3 Aralık'ta Kut'a sığındı.

Kut'u Kuşattılar

Yeni kurulan Osmanlı 6. Ordusu'nun komutanlığına atanarak 5 Aralık'ta Bağdat'a varan Mareşal Colmar Freiherr von der Goltz Paşa'nın emriyle Irak ve Havalisi Komutanı Miralay (Albay) 'Sakallı' Nurettin Bey'in birlikleri 27 Aralık'ta Kut'u kuşattı.

2 Mart 2016

Çocuklarınızı Körpecik Çağlarında Yabancı Eğitimcilere Teslim Etmemeliyiz

Bizce de her türlü akıl, mantık ve vicdanı kriterlere uymayan; Milletin, devletin geleceğini şekillendiren eğitim sistemimizdeki yabancı hayranlığı ve üstün beyinlerimizin daha körpecik dönemlerinde bu yabancı eğitim kurumlarına teslim ederek, millete, vatana hayırlı bir biçimde yetiştirilmelerini beklemek saflıktan öte bir şey olmalıdır.

Bu konudaki düşüncelerimizi daha derli toplu ve daha etkili bir biçimde dile getiren Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Yiğit Bulut ile ilgili Star Gazetesindeki aşağıdaki haber okumaya değer. Lütfen bir göz atın ve kendinizce değerlendirin. Haksız mı?

Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Yiğit Bulut, TRT Haber TV'de Hasan Kurtuluş’un sunduğu Derin Analiz programında, yaklaşık 200 yıldır Batılı güçlerin, Doğu toplumlarının zihin kodlarıyla oynadığını, Doğu toplumlarını Batılı güçler adına yönetecek, Batılı zihin kodlarına sahip bireyler yetiştirildiğini söyledi.

En İyi Çocuklarınızı Bir Fransız Müdüre Teslim Edemezsiniz

Şöyle bir ülke olmaz. Sınava giriyorsunuz. Benim zamanımda 500 bin çocuk sınava girdi. İlk 500'e girdik, nereye verdiler bizi? Fransız okuluna. İngiliz okuluna. İtalyan, Alman okullarına veriyorlar. Neymiş bunun adı,  kolejmiş. Böyle bir sistem olmaz. Ülkenin en iyi çocuklarını seçip de götürüp Fransız müdüre teslim edemezsin. Götürüp Alman müdüre teslim edemezsin.

Bir ülkenin zihin kodları eğitim sisteminden geçer. Ülkenin kendine özgün bir okulu olması lazım. En iyi çocuklar götürülüp de yabancıların eline teslim edilemez.

Sayın Cumhurbaşkanı başbakanlığından beri söylüyor. 4+4+4 işte bu açıdan çok önemli. Çünkü bu coğrafyayı ele geçirenler, kendilerini garanti edecek nesilleri yetiştirmek istiyor. Adam kendi menfaatini korumaya çalışıyor.

Bilinçli Olunması Gerekiyor

Çocuğunuzu böyle bir okulda okutabilirsiniz. Ama bilinçli olacaksınız. (Bilinçli olmak ta hiçbir şeyi değiştirmez. Havasından, suyundan mutlaka bir etkilenme olur. Bu etki kişiliğin gücüne göre değişir.) Bakın bunları söylediğim için kimse kızmasın. Ben hiçbir okulu yermek veya övmek için söylemiyorum. Bilinçli olacaksınız. Çocuğu sürekli takip edeceksiniz.

26 Aralık 2015

İşgal Değil İHYA, Yağma Değil FETİH

Star Gazetesi, “Necip Fazıl Ödülleri” dağıtım törenine katılarak bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, temelinde sevgi, ilim, irfan, fikir, vicdan ve merhamet olmayan devletlerin fiziki gücü ne kadar fazla olursa olsun büyük devlet sayılamayacağını vurgulayarak, “Tarih, belli bir dönem zulümle, kanla, savaşla geniş topraklar işgal etmiş, ancak kısa zaman sonra saman alevi gibi sönmüş bir devletler kabristanıdır. Çünkü zulüm payidar olmaz. Bizi, tarihteki diğer devletlerden, diğer medeniyetlerden ayıran asıl fark işte budur” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Star Gazetesi tarafından bu yıl 2’ncisi düzenlenen Necip Fazıl Kısakürek Ödülleri’nin sahiplerine verildiği ödül törenine katıldı. Necip Fazıl Kısakürek’in kültürel ve manevi mirasını yaşatmak amacıyla düzenlenen ödüllerin sahiplerini bulduğu geceye, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile birlikte eşi Emine Erdoğan, bazı bakanlar, mülki idare ve yerel yöneticilerin yanı sıra bilim kültür, sanat ve edebiyat çevrelerinden sanatçılar ile çok sayıda davetli katıldı.

Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleşen törende; Şiir Ödülü’nü Şair Cevdet Karal, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın; Tercüme Ödülü’nü Senail Özkan, Kültür Bakanı Mahir Ünal’ın; Fikir Araştırma Ödülü’nü İlhan Kutluer, Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’un; Hikaye Ödülü’nü Sibel Eraslan, Emine Erdoğan’ın; Saygı Ödülünü ise Rasim Özdenören, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın teklifi ile Yazar Nuri Pakdil’in elinden aldı. Ödül sahiplerinin kısa konuşmalarla duygu ve düşüncelerini aktardığı törende, Cumhurbaşkanı Erdoğan da bir konuşma yaptı.

“Necip Fazıl Ödülleri, Ülkemizin Fikir, Sanat Ve Edebiyat Hayatındaki Hüner Sahiplerini Tanıtıyor”

Necip Fazıl Kısakürek’i rahmetle yâd ederek ve onun adına düzenlenen ödüllerin yayın, edebiyat ve fikir dünyamız için hayırlara vesile olmasını dileyerek konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Necip Fazıl’ın hatırasına sahip çıkan Star Medya Grubu’na, sahiplerine ve yöneticilerine, ödül jürisinde yer alan sanatçı ve akademisyenlere de teşekkür etti.

Ehli hünerin kadrini bilmek de büyük bir hünerdir’ sözünü aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hüner sahibi olmak, iyi bir yazar, ufuk açan bir fikir adamı, seçkin bir sanatçı, büyük bir zanaatkâr olmak gerçekten önemlidir, bu vasıflar başlı başına bir değerdir. Ama işte bunun kadar önemli olan bir husus da, bu hünerin kıymetini idrak etmek, onların eserlerine hak ettiği değeri verebilmektir. Ben, Necip Fazıl Ödülleri’nin, ülkemizin fikir, sanat ve edebiyat hayatındaki hüner sahiplerinin tanınmasına, taltif edilmesine, kıymetlerinin anlaşılmasına vesile olduğuna inanıyorum” diye konuştu.

“Medeniyetimiz; Bir Söz Ve Yazı Medeniyetidir”

Medeniyetimizin, aslında bir söz ve yazı medeniyeti olduğunu belirten ve tarih boyunca kurduğumuz büyük devletlerin arkasında, akil devlet adamları ve basiretli siyasetçiler kadar, mütefekkirlerin ve âlimlerin olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim tarihimizde büyük devlet adamlarıyla gönül dünyamızın manevi önderleri, her biri bizim için adeta kutup yıldızı olan arifler hep yan yana, omuz omuza olmuşlardır” dedi ve şunları ekledi: “Şöyle tarihimize bir göz atalım. Büyük Selçuklu'nun inşasında Alparslan’ın cesareti, Melikşah’ın kabiliyetinin yanında Nizamülmülk’ün adaletini, dirayetini de görürsünüz. Anadolu Selçukluları, Süleyman Şah’ın, Kılıçaslan’ın kahramanlıklarının yanında Mevlana Celalettin Rumi’nin aşkının, vecdinin de eseridir. Osmanlı çınarı, Osman Gazi’nin Orhan Gazi’nin Fatih’in, Yavuz’un Kanuni’nin siyasi dehasıyla beraber, Şeyh Edebali’nin, Yunus Emre’nin, Akşemseddin’in, Hacı Bektaş Veli’nin hikmet pınarından da sulanmıştır. Büyük devletler, toprakları geniş, orduları kalabalık, hazinesi zengin olduğu için büyük değillerdir. Bunların hepsi de gelip geçicidir. Büyük devletler asıl, ilme, bilgiye, edebiyata, sanata, şiire, mimariye, fikir hayatına yaptıkları katkılarla bu sıfatı kazanırlar.”

4 Aralık 2015

Gül Yetiştiren Adam Yunus Emre'ye Dair bir Söyleşi, Rasim Özdenören ile

2015 Yılında T.C. Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’nü alan; “İçinde yaşadığımız yüzyılın bir Türkiye Yüzyılı olacağına kani olmak istiyorum.” sözleriyle de geleceğe olan ümidini belirten Rasim Özdenören ile Yunus Emre’nin şahsiyeti ve Enstitümüz üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Türk dilinin kurucu mimarından olan Yunus Emre kimdir? Sizin Yunus Emre’nizden
kısaca bahseder misiniz?

Yunus Emre senin de ifade ettiğin gibi, Türkçenin kurucu dehalarından birisi. Yunus Emre bu dili, Türkçeyi öylesine doğal bir tarzda ifade etmiş ki söylediği her mısra bizde bir karşılık buluyor. Her bir mısrası ayrı bir hikmet yumağı olarak karşımıza çıkıyor. Bu mısraların tamamı interaktif olarak birbirleriyle bağlantılı... İnsan şaşırmadan edemiyor. Bunca hikmetli cümle arkası arkasına nasıl sadır oluyor? Bunları Yunus Emre söylememiş, bu sözler ona söyletilmiş.

Sizin Yunus Emre’niz?

Benim Yunus Emre’m bu sözlerin sahibi olan kişi... Yaşadığı günden bugüne doğru baktığımızda şiirleri, sözleri ve onun kendine has mesajının layıkıyla anlaşılabildiğini
Söyleyebilir miyiz? Şimdi, Yunus Emre gibi hikmet sahibi kişilerin sözleri, her dönemde yeniden yorumlanmaya, o dönemin paradigmasına göre yeniden algılanmaya müsait mesajlar taşır. Dolayısıyla bizim Yunus Emre’miz bütün zamanları kapsayan bir Yunus Emre’dir. Gelecekte de daha farklı anlayışlara yol verecektir. Her dönem kendi Yunus’unu üretir. Bizim Yunus Emre’miz ilerde kıyamet gününde son noktayı koyacağımız ana kadar kendini yeniden söyleyen bir
Yunus Emre’dir.

Örnek olması açısından sormak istiyorum. “Çıktım erik dalına, anda yedim üzümü” mısrası, kendine has manasını, ilerleyen yıllarda kendini daha rahat yorumlayacak yeni insanlarla ifşa edecek diyebilir miyiz?

Şimdi bir pozitivist, ampirist Yunus Emre’nin bu mısralarını nasıl anlar? Ona göre bir adamın erik dalına çıkıp üzüm yemesi, aşağıdan birinin kendisine üzüm uzatmasıyla mümkün olabilir. Ya da erik dalına çıkarken cebine üzüm koyarak çıkmış ve erik dalında da onu yemektedir. Bir pozitivist bunu böyle yorumlar.

3 Kasım 2015

01 Kasım Sonrası MEGA PROJELERE Tam Gaz Devam

Türkiye’yi sıçratacak mega projeler, sandıktan çıkan istikrarla hız kazanacak. 100 milyar doları aşan mega projeler Türkiye’yi 2023 hedeflerine taşıyacak.

AK Parti’nin tek başına iktidara gelişiyle yeniden istikrara kavuşan Türkiye, mega projelere hız kesmeden devam edecek.

Ulaştırma, savunma sanayi, enerji, teknoloji ve milli ürün alanında hayata geçirilen dev projeler ile Türkiye, 2023 hedeflerine daha hızlı koşacak. Halkın istikrara oy vermesiyle İstanbul Finans Merkezi (İFM) Projesi, Avrasya Tüneli, Akkuyu Nükleer Santrali, TANAP Projesi, Türk Akımı, Yüksek Hızlı Tren (YHT) Hatları, Kanal İstanbul, 3. Köprü, 3. Havalimanı, Yerli Otomobil, Milli Bölgesel Yolcu Uçağı gibi Türkiye’yi dünyanın zirvesine taşıyacak dev projelere ilişkin çalışmalar kısa sürede tamamlanacak. Dev projelerin toplam yatırımı ise 100 milyar doları aşıyor.


30 Ekim 2015

ERDOĞAN: Milletimiz Devletinin Yanında Olduğunu Her Vesileyle Gösterdi

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, Cumhuriyet'in kuruluşunun 92. yıl dönümü dolayısıyla verilen resepsiyonda, sevgi ve saygı ile selamladığı misafirlerine, yaptığı konuşma:

Erdoğan, Türkiye'nin 92 yıllık cumhuriyet serüveninin, milletin bu topraklardaki 940 yıldır kesintisiz devlet varlığının son aşaması olduğunu belirterek, şöyle konuştu:

"Selçuklu'dan Osmanlı'ya, oradan Cumhuriyet'e kadar devam eden devlet geleneğimiz, millet olarak kadim geçmişimizle ve medeniyet birikimimizle özellikle zenginleşerek bu günlere ulaşmıştır. Bununla birlikte Kurtuluş Savaşımızı gerçekten çok zor şartlar altında verdiğimiz, Cumhuriyetimizi aynı şekilde kurduğumuz gibi, bu dönemde ciddi sıkıntılar yaşadığımız da aşikârdır.

Devlet ve millet arasında bilinçli bir şekilde oluşturulan ve sürekli derinleştirilmeye çalışılan mesafe yüzünden ülkemizde sık sık darbecilere ve vesayet odaklarına gün doğdu. Bu yüzden benzer şartlarda yola çıktığımız ülkelerin çoğu, demokraside ve kalkınmada önemli mesafe katederken, biz sürekli kendi içimize kapanarak, enerjimizi iç mücadelelerle heba ederek geride kaldık. Fakat milletimiz demokrasi yolundaki kararlılığından, milli iradeyi hakim kılma mücadelesinden asla vazgeçmemiştir."

"Milletimiz Devletinin Yanında Olduğunu Her Vesileyle Gösterdi"

Türkiye'nin son döneminde, tarihi mesafelerin katedildiğini ve çok önemli ilerlemelerin kaydedildiğini vurgulayan Erdoğan, ülkenin bugün sahip olduğu güçlü alt yapı, ekonomik değerler ve demokratik kazanımların pek çoğunun, son 13 yılın ürünü olduğunu vurguladı.

"Devletle milletin el ele verdiğinde, aynı değerler etrafında bütünleştiğinde, aynı hedeflere yöneldiğinde hangi başarıların elde edildiğini görmek isteyen, bu dönemi iyi incelemelidir" diyen Erdoğan, "Milletimiz, aksi yöndeki tüm gayretlere rağmen duasıyla, emeğiyle, alın teriyle, gerektiğinde de kanıyla ülkesinin, devletinin yanında olduğunu her vesileyle göstermiştir. Büyük bir memnuniyetle belirtmeliyim ki Cumhuriyetimizin 92. yıl döneminde iftiharla anacağımız en büyük kazanımlarımızdan biri işte budur" ifadesini kullandı.

Dün 81 ilden gelen bini aşkın vatandaşla buluşması ve gündüz gerçekleştirilen törende bu gerçeği teyit etme imkanı bulduğunu aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bölgemizdeki gelişmeler ve terör olayları bizi, Cumhuriyetimizin 100. yıl dönümü olan 2023 için belirlediğimiz hedeflerimize ulaşmaktan asla alıkoymayacaktır. Milletimiz birliğine, beraberliğine, kardeşliğine sahip çıktığını; bir olarak, iri olarak, diri olarak hep birlikte Türkiye olarak ortak geleceğine yürümekte kararlı olduğunu adeta haykırmaktadır.