15/16 Temmuz 2016
tarihlerindeki memleketin uğradığı bu alçaklıkta, bu hainlikte ve bu
değişiklikteki gözü dönmüş saldırıyı idrak edebilmemiz, anlamlandırabilme için
hep bir yerlere bakma, dinleme, görme çabasında olduk. Tek başımıza başa
çıkabilecek bir şey değildi bu.
15 Temmuz 2016 gecesi
Sayın Başbakanımız Binalı Yıldırımın aşırı, sakın ve fısıltı gibi gelen
"O" "Kalkışma Var" açıklaması bizi saatler süren bir ağır
çekim yaşama sürükledi.
Belli bir an donduk
kaldık! Hem ekrandaki spikerin hem de bizlerin bunu idrak edip, beynimize uçuşan
şaşkınlık, korku, inanamama iletileri ile başa çıkması epey bir zaman aldı.
Ta ki bu işin hedef
tahtasındaki bir numaralı ismi Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan'ın telefon ile
"Ne duruyorsunuz, haydı sokağa" demesine kadar her şey durdu.
O durma anında silahlar
doldu, tanklar kışladan çıktı, uçaklar, helikopterler havalandı ve namusumuzu,
onurumuzu, geçmişimizi, geleceğimizi ele geçirmeye, yok etmeye başladı. O durma
anlarında pek çok hain, kalleş el tetiklere basıp, kahramanlarımızı şehit
ederken, pek çok gözü pek vatansever ise erken davranıp bunlara karşı durmayı
başardı.
Cumhurbaşkanımızın
çağrısı ile onbinlerce kahraman insanımız sadece BİR AN bile düşünmeden
sokaklara fırladı. BİR AN bile düşünmeden tankın tüfeğin önünde durdu. Ve pek
çok gözü dönmüş hain BİR AN bile düşünmeden o tankları sürdü bu kahramanların üstüne;
Ve pek çok gözü dönmüş hain BİR AN bile düşünmeden bastı tetiğe bu
kahramanların hemen yanında duran cengaver bedenlerine; Ve pek çok hain BİR AN
bile düşünmeden bastı uçurdukları bu memleketin uçaklarının, helikopterlerinin
Bomba fırlatma düğmelerine, param parça etmek için kahraman Milletimizin
yerdeki bir araya gelmiş iman dolu gücünü.




