11 Ocak 2016

Freudçü Darwinist Diyanetsizlerin Doğal Sapkınlıkları

Bilim adı altında her türlü ahlaksızlığa, akıl dışılığa, ayrımcılığa, sapkınlığa ve doğaya aykırılığa sahip çıkan ve onların yaygınlaşması için can siperane çaba harcayanlar, bu konularda manipülasyona, enformasyona ve her türlü yıpratıcı algı operasyonlarına da ara vermeden devam ediyorlar.

Maymunda geldikleri tezini bilim diye sorgulanamaz bir gerçekmiş gibi ders kitaplarına yerleştirmeyi başaran bu sapkınlar, benzeri pek çok düşünceyi de bu şekilde dünya düzeni içine yerleştirmeyi başarmışlardır.

Nasıl ki din kisvesi altında pek çok bozukluğu, hurafeyi, sahte inancı insanlara kabul ettiren din sömürücüleri olduğu gibi, benzeri daha vahim şeyleri bilim kisvesi altında dogmatik hale getiren binlerce bilim sömürücüsü var.

Bunlar hemen hemen tüm bilim dallarında kabul görülmüş teori, kanun gibi kalıplaşmış bilgiler ve öğretiler halini almıştır. İktisattan, sosyolojiye, psikolojiden fen bilimlerine kadar geniş bir yelpazede bu bozuk düşünceler hakimdir. Pek çoğu bilimsel düşünceye tamamı ile ters bir biçimde tartışmaya kapalı ve kesin hüküm içeren şeylerdir.

Maymunda gelmeyi fen bilimlerinde bize dikte eden bu anlayış, iktisatta sömürülmeyi bir ekonomik doktrin olarak karşımıza dikmektedir. Diğer yandan cinsel bozuklukları, sapkınlıkları da Freud vb ile olağan hayata katmaktadır.

Eşcinselliği bile doğal ve demokratik bir hakmış gibi olağan hale getirmeye çabalayan bu bozuk anlayış, evlilik dışı ilişkileri, insan yaşamına kast eden kürtajı, çoğu dönüşüme uğrattığı sözde medeni ülkelerde uyuşturucuyu bir hakmış gibi savunmakta ve sunmakta her hangi bir abeslik görmemektedirler.

Kadın bedeninin vahşi, kaba ve hoyrat bir biçimde ticari ürünlerin tanımında doğal bir meta haline getiren bu düzende, gıdadan, araba lastiğine, iş makinelerinden, bilişim teknolojilerine kadar en uç noktalarda bile kadın vücudunu kullanmakta bir çekince bulunmamaktadır. Öyle ki müzik sektöründen, sanat çevrelerine, basın yayından eğitim çevrelerine yoğun bir biçimde kullanılan cinsellik artık alışılmış ve kanıksanmış bir gerçeklik halindedir.


Bu geniş yelpazedeki çarpıklığın, sapkınlığın ve gayri doğallığın yaygınlaşması, kalıcı olması ve karşı akımlara karşı korunaklı olması konusunda zımni bir biçimde anlaşmış, fikir ve eylem birliği yapmış bir cephe gece gündüz her türlü yolla bu konuda bıkmadan çalışmaktadırlar.

Ama söz konusu milli değerler veya dini inanışlara geldi mi aynı cephe aynı güç ve birliktelikle bir yıkıma beraberce kazma kürek dalmaktadırlar.

Bariz örnek olması açısından her türlü eşcinselliğe sonsuz destek verenler, evlilik dışı ilişkileri doğal bir özgürlük alanı olarak destekleyenler her ne hikmetse dini açıdan belli kuralları ve yükümlülükleri olan 4 evliliğe şiddetle karşı çıkmaları komiklik dışı bir zırvalık iken, bir şekilde kabul edilen toplumsal bir gerçeklik ve suskunluktur.

Aynı cepheyi bu parça parça, konu konu saldırılar ve yıpratmalar kesmemiş olacak ki, top yekün Diyanet Kurumunu yıpratmaya ve yıkmaya yönelik saldırılara başlamışlardır. Kendi sapkın zihniyetlerinin ürünü olan uydurma, kurmaca ve tahrip etme oyunları ile pis içerikli bir gündemle doğrudan DİYANET İŞLERİ KURUMUNA saldırmaktadırlar.

Ramazan ve Kurban öncesi sistematik saldırıları ve madde madde seçtikleri bazı kilit kavramları dışında top yekün bir İSLAM saldırısı vardır. Dünya genelince Terörist İslam algısı ile yıkamadıkları bu alemi, sağlam ve dirayetli saygın kurumlarını yıkarak bu hedefe ulaşma gayreti üst seviyededir.

Bu sapkın, akıl dışı, ahlak dışı ve inanç dışı saldırılara karşı sağlam bir birliktelik ile karşı durulmalı, her türlü insanlık dışı yeni saldırılara hazırlıklı olunulmalıdır. Bu yolda her türlü hainlik, içten yıkım, arkadan hançer beklenilmelidir. Çünkü şer cephesinin zafer kazanmak adına yapamayacağı hile, numara, vicdansızlık yoktur.

Demokrasi, İnsan Hakları, Doğayı koruma gibi anlamı değiştirilmiş ve bir silah haline getirilmiş kavramlar ile toplumları, kurumları, devletleri çürüten, deforme eden, bozan bu akımlar, bu konuda zayıf, korumasız, tepkisiz kalan tüm hedefleri yıkıp, sömürüp viraneye çevirmiştirler.

Sağlam inanç, vicdan, akıl bu yolda ışık ocaktır. Geçici heveslere, sahte bilgilere, kurmaca görüntülere kanmamalı, fitne ve fesadın kahpe tuzaklarına düşülünülmemelidir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder